Yakın Yerler

KALEKÖY(SIMENA)
Çevredeki irili ufaklı koylara ve Kekova Adası’nın doyumsuz manzarasına hakim kalesine mutlaka çıkılmalı. Kaleköy, sadece bir durak yeri değil, aynı zamanda doğa ve tarihle iç içe uzunca süre konaklanabilecek bir tatil beldesi. Antik adı Simena olan Kaleköy'ün surlar içinde yığma taştan yapılmış evleri, çevreyle de uyum göstermektedir. Aykırı bir yapılaşma yoktur Kaleköy'de. Tekneyle yaklaşıldığında ve tepeden bakıldığında dikkati en çok çeken kalıntılardan biri de, denizdeki Lykia tipi lahittir. Tonlarca ağırlıktaki lahitler kentin her tarafında ve özellikle tepedeki kalenin Kekova'ya göre sol yamacında karşınıza çıkacaktır. Simena'nın tepesindeki Roma döneminden kalma kalede bir kayanın yontulmasıyla oluşturulmuş 7 sıralı küçük tiyatro görülmeye değer yapılardan. Likya yapı ve mezarlarının bir kısmına Kaleköy sularında da rastlayabilirsiniz.

APOLLONIE
Bir Roma kenti olarak tanımlanıyor ama Likya tipi lahitlerin varlığı, Roma öncesi dönemin işareti sayılıyor. Akropolde küçük bir tiyatro, hamam ile bir Heroon (anıt yapı) ve anıt mezarlar görülebilir.

MYRA (KALE-DEMRE)
Eski Çağ Likya'sının en önemli 5 kentinden birisi olup kuruluşu M.Ö. V. yüzyıla kadar uzanır. Kaya Mezarları, tiyatro ve St.Nicholas Kilisesi varlığını günümüze değin sürdürebilmiş yapılardan bazılarıdır. M.S. 245 yılında Fethiye yakınlarında Patara kentinde doğan St.Nicholas (Aziz Nikola, Santa Claus, Heilige Nikolaus, Noel Baba) ölümü olan İ.S. 326 yılına değin Myra'da yaşamış bir azizdir.

APERLAE
Derin ve dar bir koyda kurulmuş olan bu antik kent, surlarla çevrili. Kentin bir bölümü, deprem sonucu meydana gelen kaymayla su altında kalmış. Fazla derin olmayan suya gözlükle dalıp, liman kalıntılarını, kral mezarlarını ve çok geniş bir alana dağılmış anforaları seyredebilirsiniz.

KEKOVA ADASI; BATIKŞEHİR VE TERSANE
Bölgeye adını veren Kekova Adası, Kaleköy'ün karşısında boylu boyunca uzanır. Adanın Kaleköy'e bakan kıyısındaki batık şehir görülmeye değerdir. Suyun altında eski cadde ve bina kalıntıları belirgin olarak seçilebiliyor. Antik kentin M.Ö. 2. yüzyılda büyük bir deprem sonucunda sulara gömüldüğü sanılıyor. Aperlai ve Simena örneğinde olduğu gibi özel tekneyle giderseniz deniz gözlüklerini takıp batık kenti daha net olarak seyredebilirsiniz. Eminiz çok etkileneceksiniz. Adanın batısında ise Tersane Koyu var. Sahilinde bir bazilika kalıntısının da bulunduğu koyda tekneler denize girmek için mola veriyorlar. Kumsalı taşlı da olsa, denize girmek için uygun. Tekne turu sırasında uğranan yerler arasında mavi mağara da var. Tekneyle içine girilebilecek büyüklükteki mağarada, bölgedeki diğer mağaralarda olduğu gibi güneş ışınının kırılıp yansımasıyla oluşan renkler ilgi çekiyor. Koylar arasında dolaşırken, bir yamaca Türk bayrağının işlenmiş olduğunu görecek ve şaşıracaksınız. Bu koy 1. Dünya savası sırasında büyük başarılar kazanan Hamidiye zırhlısına saklanmak için doğal bir liman görevi görmüş.

ÜÇAĞIZ
Üçağız'ın doğusunda Theimiussa antik kenti kalıntıları bulunuyor. Kalıntılar arasında Lykia dilinde yazılı bir kitabe, kapaklarında insan ve hayvan figürleri bulunan Roma dönemi lahitleri dikkat çekiyor.